Futbol

Dünya Futbolunun En Büyük 10 Derbisi Ve Rekabetlerin Öyküleri

Dünya Futbolunun En Büyük 10 Derbisi
Tumbet Deneme Bonusu

10. “Merseyside Derbisi”: Liverpool – Everton

e

Dünya Futbolunun En Büyük 10 Derbisi Liverpool şehrinin en başarılı ve büyük iki kulübü Liverpool ve Everton arasındaki Merseyside olarak bilinen derbinin 1892 yılından günümüze dek süregelen uzun ve ilginç bir tarihi var.

Liverpool kentinin büyük bira üreticilerinden biri bugün Liverpool’un maçlarını oynadığı Anfield Road’u satın almış ve burada Everton kulübünü kurmuş.

Takım büyük bir ilgi ile karşılanmış.Ancak daha sonra kulüpte tek adam olmak istemesine yönetim kurulundan itirazlar olunca, Everton’u buradan kovarak, Liverpool’u kurmuş. Everton ise bugünkü Goodison Park’ın bulunduğu yerin yolunu tutmuş.

Genellikle Liverpool liman işçilerinin, Everton ise zengin muhafazakârların takımı olarak görülmesine karşın, yapılan sosyolojik araştırmalar bu iddiayı tam olarak doğrulamamaktadır. Her iki takım da her sosyal sınıftan taraftara sahiptir.

9. Ruhr Derbisi: Borussia Dortmund – Schalke 04

x

Ruhr Havzası’nda bulunan Dortmund ve Gelsenkirchen şehirlerinin en büyük takımları olan Borussia Dortmund ve Schalke 04 arasındaki Ruhr derbisi ya da “Revierderby” olarak bilinen mücadele 1925 yılına dayanıyor.

Almanya’nın kömür madenlerinin bulunduğu bir bölge olan Ruhr Havzası’nın her iki takımı da işçilerin, emekçilerin takımı olma özelliğine sahip. Bu duruma karşın her iki takımda birbirlerini en önemli rakip olarak görüyorlar.

8. Kuzey Batı Derbisi: Liverpool – Manchester United

s

Temsil ettikleri iki büyük şehrin bölgesel yakınlığı, tarihi, ekonomik ve endüstriyel rekabet hem İngiltere hem Avrupa’daki başarılarının birbirlerine yakın düzeyde olması nedeniyle, oyuncular, taraftarlar ve medya nezdinde Liverpool – Manchester United maçı İngiltere’deki tüm diğer derbi mücadelelerinden önemli kabul edilmektedir.

Bu iki takım İngiltere’nin en başarılı iki kulübüdür ve Man. United’ın efsane teknik direktörü Sir Alex Ferguson’a göre kariyerindeki en büyük başarı “Liverpool’u geride bırakmış olmasıdır”. (Man. United’ın 20, Liverpool’un 18 şampiyonluğu var). Her ne kadar Liverpool uzun süredir şampiyon olamasa da mücadele canlılığını yitirmeden sürmektedir.

7. “Derby Della Madonnina”: AC Milan – Inter

g

“Derby della Madonnina” yani “Küçük Bakire Meryem Derbisi” olarak da bilinen Milano Derbisi, bu ismi Milano Katedrali’ndeki Hz. Meryem heykelinden alır.

Milano Derbisi dünyanın en çok izlenen derbi mücadelelerinden biridir. Bu derbinin doğuşu da kulüp içi muhalefete dayanır. AC Milan, 1899 yılında, İngiliz göçmeni bir grup tarafından kurulmuştur. Ancak daha sonra bazı memnuniyetsiz üyeler, yabancı oyuncu oynatılmamasını eleştirerek kulüpten ayrılırlar.

Internazionale (İtalyanca uluslararası demek) adını verdikleri kulübün amacı, Milan’a karşı yabancı oyuncu oynatabildikleri rakip bir kulüp olmaktı. Günümüzde her iki kulübün de bünyesinde İtalyan oyunculardan çok yabancı oyuncular bulunmaktadır.

6. Kralcılar, Cumhuriyetçilere Karşı: Real Madrid – Atletico Madrid

s

Madrid Derbisi tarafları Los Indios (Kızılderililer) olarak bilinen Atletico Madrid, Los Blancos (Beyazlar), olarak bilinen Real Madrid arasında geleneksel bir düşmanlık vardır. Real Madrid hem Kral hem Franco Dönemi’nde düzenin savunucusu olarak bilinirken, Atletico bu düzene isyanın takımı olarak bilinir.

Aslında hikâyenin başlangıcına döndüğümüzde ilginç bir durum ile karşılaşırız: Franco Dönemi’nin başlarında rejim ve ordu tarafından tercih edilen takım Atletico iken, Real’in Avrupa Şampiyonluğu ile birlikte bu ilgi 1950’lerden itibaren Real’e yönelir.

Bu tarihten itibaren Atletico işçi sınıfı kulübü olarak, isyan duygusu ile karakterize edilmiştir; Real Madrid ise her zaman kurulu düzenin takımı olarak nitelenmiştir. Daha çok cumhuriyetçilerin ve solcuların takımı olarak kabul edilen ve kurucuları arasında Baskların olduğu Atletico’ya göre Real “hükumetin takımı”dır ve “ülkenin utancıdır”.

(Bu arada Madrid’in asıl “solcu” takımı Rayo Vallecano’dur.) Madrid Derbisinde Real’in ezici üstünlüğü bulunmaktadır.

5. Mussolini Dönemine Dayanan Rekabet: AS Roma – SS Lazio

d

“The Derby della Capitale” yani başkent derbisi İtalya’da tansiyonu en yüksek derbi mücadelesidir.

Genellikle Lazio, faşist diktatör Benito Mussolini’nin takımı, Roma ise ona muhaliflerin takımı olarak bilinir ancak bu yanlıştır. Bu karışıklık Mussolini’nin Lazio’nun maçlarını izlemesinden ve Lazio’nun ırkçı tutumundan ileri gelmektedir.

Hikâyenin aslı ise şöyledir: Roma 1927 yılında Mussolini’nin emriyle, Juventus, Milan ve Inter gibi kuzey takımlarına karşı güçlü bir Roma takımı kurulmasını istemesiyle ve bunun üzerine Roman, Alba-Audace ve Fortitudo isimli takımların birleşmesi sonucunda kurulur.

Giorgio Vaccaro isimli bir başka faşist generalin nüfuzu sayesinde Lazio bu birleşmeye direnir ve bu iki kulüp arasında büyük bir rekabet başlar. Zaman içinde Roma, göçmenlerin ve solcuların desteklediği bir takıma dönüşürken, Lazio ırkçı tavrını sürdürür.

Kadrosunda çok uzun yıllar siyahi oyuncu bulundurmaz. Lazio taraftarları, rakip takımdaki siyahi oyunculara ırkçı söylem ve davranışlarda bulunur. Lazio’nun efsane oyuncusu Paolo Di Canio “Nazi selamı” yapması ile ünlüdür.

Lazio taraftarlarına göre “Roma, Yahudilerin desteklediği zenci takımıdır.” Rakiplerine, “Auschwitz sizin şehriniz, fırınlar eviniz”, derler Yahudi soykırımını anımsatarak. Dolayısıyla bu derbinin temelinde çok yoğun ideolojik ve siyasi bir rekabet vardır.

4. “Bütün Savaşların Anası”: Panathinaikos – Olympiakos

1

Panathinaikos -Olympiakos derbisi, “Bütün Savaşların Anası”, “Ezelî Düşmanların Derbisi”, olarak bilinen Attika Derbisidir. Yunanistan’ın Attika Bölgesi’nin en büyük iki şehri Atina (Panathinaikos) ve Pire (Olympiakos) temsilcileridirler.

Mücadele Pire şehrinin, Atina’nın liman bölgesi olması ve iki şehir merkezinin birbirine sadece 12 km uzaklıkta olması sebebiyle çoğunlukla Atina Derbisi olarak da adlandırılır. Bu iki üst düzey Yunan kulübü arasındaki rekabet, bazı sosyal, kültürel ve bölgesel farklılıklar açısından izlenebilmektedir.

1908 yılında kurulan Panathinaikos, Atina’nın şehir merkezinden gelir ve Yunan başkentinin yüksek sınıfa mensup kesiminin klasik temsilcisi olarak kabul edilir. Olympiakos ise 1925 yılında kurulmuştur ve yukarıda da bahsettiğimiz gibi Atina limanı olarak da kabul edilen Pire’den gelmektedir ve daha çok işçi ve emekçi kesimlerin temsilcisi olarak kabul edilmektedir.

Pana taraftarları kazandığı başarılarla alt sınıfları küçümserken, Olympiakos ise zengin züppeliğine ve sosyal adaletsizliğe karşı Yunanistan’ın farklı bölgelerindeki emekçilerin desteğini kazanmıştır. İki takım arasındaki mücadeleler dünyanın en sert ve en olaylı kabul edilen maçlarına sahne olmaktadır.

3. Milliyetçiler, Komünistlere Karşı: Partizan – Kızılyıldız

x

Partizan ve Kızıl Yıldız arasındaki rekabet 2. Dünya Savaşı sonrası komünist Yugoslavya dönemine dayanmaktadır. Kızıl Yıldız “Anti- Faşist Birleşik Gençlik İttifakı” isimli siyasi oluşumun takımı olarak Mart 1945 tarihinde kurulmuştur.

Partizan ise birkaç ay sonra, Ekim 1945’te “Yugoslav Halk Ordusu”nun spor derneği olarak kuruldu. Saha içinde ve saha dışında çok çeşitli olayların yaşandığı Belgrad Derbisi, dünyanın en şiddetli derbilerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Not: Bu arada yeri gelmişken ilginç bir bilgi verelim: Kızıl Yıldız’ın futbol ve diğer spor branşlarındaki takımlarının taraftarları “delije” sözcüğü ile adlandırılır. Bu sözcük “delija” sözcüğünün çoğuludur ki, Osmanlı Dönemi’nde Sırpçaya girmiş, Türkçe “deli” sözcüğünden kaynaklanmaktadır.

Sırpçada cesur, güçlü, yakışıklı, genç erkek anlamına gelmektedir ve İngilizceye “heroes” (kahramanlar) olarak çevrilmektedir.  Dünya Futbolunun En Büyük 10 Derbisi

2. “Superclasico”, Boca Juniors – River Plate

s

Her iki kulüp de Buenos Aires’in rıhtım bölgesi olan La Boca’da kurulmuştur. River’ın kuruluş tarihi 1901; Boca’nın ise 1905’tir.

Buna karşın River, 1925 yılında şehrin kuzeyindeki varlıklıların muhiti Núñez’e taşınır.

“Cenevizliler” olarak bilinen Boca taraftarları genellikle işçi sınıfından İtalyan göçmenleri olurken, Los Millonarios (Milyonerler) olarak bilinen River Plate taraftarları daha çok üst sınıflardan geliyordu.

Boca taraftarları, River oyuncu ve taraftarlarının korkak olduklarını iddia ederek onları Gallinas (tavuk) olarak nitelerken, River taraftarları ise fakir rakip taraftarlarının kötü koktukları gerekçesi ile Los Chanchitos (küçük domuz) derler.

Günümüzde bu keskin sınıf farkı ortadan kalkmıştır. Her iki kulübün de her sosyal sınıftan destekçileri vardır ve Boca da en az River kadar pahalı transferler yapabilmektedir.

Ancak “Superclasico” arasındaki keskin rekabet tüm canlılığıyla sürmektedir. Dünya Futbolunun En Büyük 10 Derbisi

1. İç Savaşın Başlangıcı: “El Clásico”, Real Madrid – Barcelona

d

Dünyanın en zengin ve en başarılı iki futbol kulübünün mücadelesi, sportif mücadelenin çok ötesindedir. Sadece İspanya’nın en büyük iki şehrinin mücadelesi de değildir üstelik. Bir yanda İspanyol milliyetçiliğinin temsilcisi Real Madrid, diğer yanda Katalan kimliğinin temsilcisi Barcelona vardır.

Bu rekabetin ilk yılları sayılabilecek 1930’lu yıllarda Barcelona, Madrid merkezli baskıcı yönetime olan muhalefeti ile tanınmıştır. Franco diktatörlüğü yıllarında Barcelona kulübüne transfer olmak veya kulüp üyeliğine girmek rejime olan muhalefeti göstermenin de bir yolu olarak kabul edilmekteydi.

Bu dönemde Barcelona başkanı Josep Sunyol, Franco askerleri tarafından öldürülmüştür. Tarihçilere ve yazarlara göre El Clásico, “İspanya İç Savaşı’nın başlangıcı” olarak belirtmiştir.

İspanya’da ilk sosyalist partinin Madrid’de kurulmuş olmasına rağmen, ülkenin modern tarihindeki tüm fikir akımları cumhuriyetçilik, federalizm, anarşizm, sendikalizm ve komünizm gibi Katalonya bölgesinin Barselona şehrinde gelişmiştir.

Miguel Primo de Rivera ve Francisco Franco’nun diktatörlük döneminde tüm etnik unsurlara karşı baskıcı bir politika izlenmiştir. Bu politika karşısında muhalefetin en büyük simgesi olan FC Barcelona ise “més que un club” (Bir kulüpten daha fazlası) adıyla anılmaya başlanmıştır.

Günmüzde dahi birçokları tarafından Real Madrid, Franco’nun, muhafazakârlığın ve sağ siyasetin temsilcisi; Barcelona ise isyanın, direnişin ve sol siyasetin temsilcisi olarak kabul edilmektedir.

İki kulübün aralarındaki rekabette son 10 yıla kadar belirgin bir Real Madrid üstünlüğü varken, Barcelona (şampiyonluk sayısında hâlâ geride olmasına karşın) son 10 yılda hem İspanya hem Avrupa’da kazandığı başarılarla rekabette dengeyi sağlamıştır.

“El Clasico”nun günümüzdeki en önemli futbol olaylarının başında geldiğini kolaylıkla söyleyebiliriz.  Dünya Futbolunun En Büyük 10 Derbisi

Diğer Haberlere Bakınız www.futbolgundemi.net

Yazar Hakkında

Futbol Gündemi

Futbol Gündemi futbol ve diğer spor aktivitelerini sizlere güncel bir şekilde sunmak, doğru bilgiyi amaçlamaktadır. Futbol gündemi spor haberlerini doğru haber anlayışını benimsemektedir.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Üye Ol | Anında 300 TL Hoş Geldin Bonusu Kazan !

300 TL ve Üzeri Hoş Geldin Bonusu Kazan !

Deneme Bonusu Veren Bahis Siteleri !

300 TL ve Üzeri Hoş Geldin Bonusu Kazan !